Tekirdağ’dan 27 mayıs’ta yani üç gün önce döndük.Sabaha kadar şarap içtik Ercanla…Tabi dayanamayıp uyuduk saat 03:30da yatağa gittik 04:30 ‘da uyandım daha var dedim.05:30′da uyandım ve bir saat kaldığını görünce Ercan’ı uyandırmaya çalıştım nafile
bavulu falan topladım.Niye 06:30′a bilet aldınız avanak mısınız ? Diye sorarsanız iki sebebi var günü boşuna kaybetmemek ve anneme sürpürüz yapmak istemem.Anneme gece 20:30′da gelceğimizi söyledim.Neyse 06:00′da hazır olduk.Yola koşa koşa çıktık ki karşımızda hep bahsettiğim meşhur 3 kilometrelik mürefte yolu vardı…
Hava puslu muslu acayipti
Daha gün yeni yerini alıyordu.O yolu bavullarla 20 dakika da bitirdik.Ve hazin sonla karşı karşıya geldik şayet biletleri unutmuştuk.Yanında nüfus kağıtları
Allahtan Barış abi adama yeğenleri olduğumuzu söyledi de atladık otobüse
Otobüste iki kesintiyle 4 saat uyudum.Gözlerimi açtığımda İstanbulumda otogardaydık
Öyle bir uyumuşum ki otobüste iki koltuğu kaplamışım ercan arka koltuğa geçmiş müavin ercana’a bu çocuk haplı mı diye sormuş
30 dakikada ordan çıktık.10:30′ta otogarda 11:00′da evin orda olduk.Annem şaşkın bir şekilde kapıyı açtı
Evim evim güzel evim ya
